Günün Hadisi: 74
"Ümmetimin günah işleyenlerinin hepsi Cenâb-ı Hakkın afvine mazhar olabilirler. Yalnız günâhı, fıskı saygısızca, alenen i'tiyad edinenler, bu afve mazhar olamazlar."
Resûl-i Ekrem Efendimiz bu hâle dair umûr-ı hâriciyyede şöyle misâl buyuruyorlar: "Şu hâl alenen fısk’dan sayılır: Birisi bir gece kötü bir fı'le cesaret etmiş, böyle olduğu hâlde sabahlamış. Allahü Teâlâ da onun o günâhını örtbas etmiş. Sabahleyin o günahkâr mütecasir, "dün gece şöyle yaptık, böyle yaptık.." diye kendi fıskını i'lân etmiş. Hâlbuki akşamdan setr-i İlâhîye mazhar olmuştu. Sabahleyin o setr-i sübhânînin kadrini bilmemiş de, kendisini keşf-i estar etmiş, meydâna koymuş, işte bu hâl, fısk'dan sayıldığı gibi, o kimse de fâsıkın tâ kendisidir."
Emr-i Peygamberî'ye dikkat edilirse: Öyle ba'zı amiyane konuşmalarda olduğu gibi: "Allah'ın bildiğini kuldan ne saklıyayım" diye makam-ı iftiharda fısk u habaset nakl etmek doğru değildir. Böyle doğruluğu Allah sevmez.